5 Şubat 2014 Çarşamba

VERONİCA'YA MEKTUP X


İki gözüm Veronica,


Son mektubumdan beri  önemli bir değişiklik oldu. Nasıl anlatsam bilemiyorum. Hayatımıza küçük kahverengi bir kedi girdi özetle. Evet aslında hepsi bu. Şaşkınlığını gözümün önüne getirebiliyorum. Sen ve ben tüm duyguları yüzünden kitap gibi okunan iki insanız Veronica. Kendimi tanıdığım kadar ya da en az o kadar seni tanıyorum.Yıllar dostların yüz ifadelerini okumayı öğretir. Mevzubahis bir kadim dostsa görmeden yüzünün aldığı ifadeyi canlandırabilirsin.


Neyse, şaşırma Veronica! Evet bir küçük kahverengi kedi ile o ünlü sözdeki gibi ruhumun hiç bilmediğim bir yanı uyandı. Tarif edilmesi güç duygularla başbaşa buldum kendimi ve tüm bunlar bir anda başladı. Öyle yavaş yavaş veyahut demlene demlene yükselmedi içimde. Kendimi şefkatli biri olarak bilirdim. Sen dahil beni az çok tanıyan herkes  hassasiyeti azaltmam, kontrol altına almam gerektiğini net bir şekilde en az bir kez ifade etmiştir. Ben de az çekmedim bu huyumdan. Ama şimdiye kadarki bir hiçmiş be Veronica! İçimde sanki bir set kalktı ve yığılmış onca şefkat duygusu gürül gürül akmaya başladı. Bu duygu herşeye bulaştı.Trafikte kötü bakan ve kötü söyleyen garip insanlara bile kızamaz oldum.


'İnsan neden çocuk sahibi olmak ister ?' sorusunun cevabını çok düşündüm. Çocuk doğurmak  pek çok sorumluluk, fedakarlık, risk getiriyor ve ömür boyu bitmeyecek bir endişe , meraklanma hissiyatı. Memleket ve dünyanın durumu ise doğacak çocuğun mutlu yaşama olasılığını hatta özgür hissedip hissetmeyeceğini dahi sorgulatır durumda. İstediğin gibi yaşama lüksün kalkacak, başına buyrukluğuna veda edeceksin, sabahın köründe uyanacaksın falan...Peki hala neden çocuk sahibi olmak istenir?? Benim kafamda Lola'nın sayesinde bir cevap oluştu. İnsan kendinden başka bir canlıdan sorumlu olmak, ona bakmak, beslemek, güzel yaşamasını, mutlu olmasını istemek gibi çok yoğun bir içgüdüye sahip. Bahsettiğim  Schopenhauer tarzı bir  'türün devamı', 'üreme içgüdüsü' argümanı değil. Aslında basitçe bir işe yarama duygusu hissetme  isteği. Bu duygunun daha derin yaşanabileceği bir durum tasavvur edemiyorum.


Veronica, hep çocuk sahibi olmayacağını söylersin. Belli mi olur?


Her dem dostun.


E.