17 Ocak 2013 Perşembe

VERONİCA'YA MEKTUP VIII

Sevgili Veronica,

Uzun bir aradan sonra üstüste iki mektubunu birden almak hem sevindirdi hem biraz endişelendirdi beni. Sağlığın, sıhatin iyi, bu güzel de biraz için sıkılmış, dertlenmişsin. Paris hayli puslu, gri ve soğuk diyorsun. Gözümde kentin bu halini canlandırabiliyorum. Bu kurt havaları elbette şeftali renkli bir gün ışığı  gibi değildir, insanın içini açmaz ama ben böyle zamanlarda kendime iyi gelecek reçeteler bulmakta ustalaştım artık. Havanın durumuyla ve hatta pek çok günlük sıradan hadiseyle paralellik gösteren ruh hali ivmelenmelerini durdurmak ve sabitlemek çabasındayım. Aslında hava 'kötü' falan değil, olduğu gibi. Hem sisli, puslu kurt havalarının da kendine göre bir güzelliği var, bazen öyle iyi geliyor ki.

Benim iç ferahlatma reçetelerimden biri kitapçı gezmektir. Ah sevgili dostum, öyle iyi gelir ki bu bana..Kitapçılarda gezerken herşeyi unutur, bir kelime ormanında kaybederim kendimi. Kitapları karıştırıp içlerinden birkaç cümle okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamam, yüreğim hafiflemiş olarak çıkarım kitapçıdan. Eskiden çıkarken elim kolum kitaplarla dolu olurdu, şimdilerde dizginlemeye çalışıyorum önlenemez kitap alma isteğimi, artık ne kadar başarabiliyorsam.


Bugün Rue de la Bucheria deki 'Shakespeare and Company' kitapçısına gitmelisin Veronica. Burası benim gördüğüm en güzel kitapçı. 1919 da açılmış, James Joyce, Ernest Hemingway, Ezra Pound sık, sık giderlermiş bu kitapçıya. Şimdiki bu ikinci dükkanları ufacık, tepeleme kitap dolu bir yer arada kitapların arasında dolaşan veya bir kitabın üzerinde uyuyan bir kedi bile var.Hiç görmedim ama 3. katta gezginlerin konaklaması için küçük bir oda varmış, karşılığında sadece birkaç saat dükkanda çalışmak gerekiyormuş. Kartpostallarını yolluyorum.

Dün gece çok güzel bir rüya gördüm. Bir akşam saati Paris sokaklarındayım. Ne kadar özlemişim. Zamanım kısıtlı olduğu için koşarak geziyorum sokakları. Öyle mutluyum ki.


E.