5 Aralık 2012 Çarşamba

VERONİCA'YA MEKTUP VII

Sevgili Veronica,

Yıllar geçti senden mektup alamayınca endişelenme huyum geçmedi. Elinin altında telefon, ara sor tabii ama bu öyle can sağlığıyla ilgili bir endişe değil ki. Elin kaleme gitmiyorsa bilirim, karadenizli arkadaşımın değişiyle 'darlanmışsındır'.Bugün gelen mektubunla anladım ki bu sefer yanılmışım. 'Çok meşgulüm.' diyorsun, 'sokak, sokak gezmekteyim'. Paris için duru bir bakış ve yorulmaktan korkmayan ayaklar lazım sevgili dostum. bunlarda bir sorun yoksa şehirde sana kalbini ve kollarını açar.Aşk başlar.

'Sen Hemingway'den bu kadar bahsedince bende sana mektubumu Cafe Les Deux Magot'da yazmaya karar verdim.' demişsin. Ben de  Saint Germain'e her yolum düştüğünde, ki sık sık düşer, mutlaka bu kafeye ve gene tarihi ünü olan yanındaki 'Cafe de Flore' ve tam çaprazındaki 'La Brasserie Lipp'e gider zamana ve ruh halime göre ya kahve ya şarap içer, hava sıcaksa bir Kir Royal yuvarlayıp sokaktan geçenleri izlerim.








Ernest Hemingway ve Jean Paul Sartre hemen her sabah Les Deux Magot'da yazı yazmaya gelirlermiş. 1800 lerde ipekli kumaşlar satan  bir dükkan açılmış, ismini koyarken ünlü oyun ' The Two Magots of China'dan esinlenmişler. zaman içinde bu dükkan önce şarap dükkanı sonra 1900 lerin başında kafe olmuş. Kafenin o zamanlarki sloganı 'see and be seen' Saint Germain'in tam göbeğindeki yerini düşününce ne kadar da doğru. Bu kafenin görmek ve görünmek isteyen başka müdavimleri de olmuş: Oscar Wilde, Jean Giraudoux, Simone de Beauvoir. Tüm bu insanların uğrak yeri 200 yıllık bir kafede oturmak bir hayli değişik hissettiriyor.

Kafeler olmasa Paris Paris'liğinden epeyce kaybeder diyecek kadar ileri gidebilirim. O kadar çok ülke parizyen kafelere öykünmüş ki, aynı tad olmasa da. Yürüdükçe bol bol soluklan bu kafelerde Veronica. Paris'de soluklanmak için yürümek de yürümek için soluklanmak da bir keyif. Bastille'de Rue Faubourg Saint Antoine'da Colombus Cafe'de benim sana binlerce kafeden bir kafe önerim olsun. Burada kitap okur, 2 euroya güzel kahveler içerdim. bir kerede aynı gün doğduğumuz sevgili dostum S.ile doğumgünümüzü kutlamıştık. Anıları olan küçük, şirin bir kafe. Gittiğin gün ben de seninle karşılıklı birer kahve içtiğimizi düşüneceğim. Seni ziyadesiyle özledim.

Daima dostun, E.

3 yorum:

  1. Dilinize, Lamy'nize sağlık...
    S.

    YanıtlaSil
  2. yazan elleriniz dert görmesin. devamı gelir umarım.

    YanıtlaSil
  3. Bir kış rehaveti geldi yazamadım ama artık devam. Teşekkürler.
    E.

    YanıtlaSil