22 Eylül 2012 Cumartesi

BURLA HEP BİZİM




Vartan Estukyan twitterda şöyle bir anektod anlatmış:

Starbucks'ta bir gün:
-Mocha lütfen.
-İsminiz?
-Vartan.
-Efendim?
-Vartan.
-Anlamadım.
-Vartan.
-Pardon tekrar eder misiniz?
-Var..Neyse, Can.

Uzun, uzun zamanlardır birlikte yaşadığımız insanlara  yabancılaşmamız, bir günümüz hikayesiyle bir anda  gözler önüne serilir. Olay tümden mantıksız gelir, saçmalaşır. İki insanı yakınlaştıran aynı toprak, aynı dil, aynı yaşanmışlıklar silsilesi iken biz bu insanların isimlerine de, şarkılarına da, yemeklerine de külliyen yabancıyız. Bu gerçekle dillere pelesenk olmuş 'tüm insanları kucaklamak' lafı balon gibi bomboş havada asılı kalıyor. Kaldıki bu lafların yavanlığının söyleyen dahil herkes farkında, boşluk doldurmak, birşey söylemiş olmak için söylenen sözler.Klişelerden çok sıkıldık artık.

Hep gereksiz bir temkin duygusuyla mesafe koyma, yabancılaştırma. Aslında yabancılaşma, tek düzeleşme, yalnızlaşma. İnsanın insana ettiği, insanın kendine ettiği işte budur. Halbuki bir insanın dünyasına girebilmek zenginliktir, yeni bir şarkı, bilmediğin bir yemek, yeni isimler, yeni yüzler. Hal böyleyken kimsenin hayatın sıradanlığından yakınmaya hakkı yok. Herkes kendi hayatının yapı ustasıdır, bu yaşam şekillerinin bütünü de toplumların karakterini oluşturur. Düşünmeden, sorgulamadan yaşayınca  problemler kronikleşiyor. Kişisel olsun toplumsal olsun sorunlar ancak içten kucaklaşmalarla çözülebilir. Bunu bir anlasak  .

**  Vartan Estukyan'ın twitter yazısı kendi izniyle kullanılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder