19 Mayıs 2010 Çarşamba

Sahip oldukça azaldığımı yirmili yaşlarımın sonunda, ince bir sızıyla kavradım. Yaşam alanımı işgal etmeye başlayan nesnelere anlamsızca tutunmaktan, hele hele onlara manalar atfetmekten o yıllarda vazgeçtim. Birlikte içilen şarabın mantarları yok yani artık hayatımda. Belki bir çiçeğe yer vardır kitaplarımın arasında ama hepsi bu.

Ben artık sesleri, kokuları, gülüşleri, 'dur, kal öylece zihnimde! ' diye bağırdığım anları biriktiriyorum. Mutlulukla..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder