19 Mart 2010 Cuma


Gözlerinden akan geçmiş zamanı avuçlarında biriktirdi. Bakır bir kaba koyup üzerini beyaz bir patiskayla kapattı. Günlerce bakır kapta dinlenmede kaldı geçmiş zaman. Gündüzleri güneş vurdu üzerine, geceleri ay şavkıdı. Ara ara tekir kedi gelip merakla kokladı. Zaman el verdikçe tortularını dibe bıraktı, arındı.

Birgün 'tamam' dedi kadın 'artık zamanıdır' . Kabın yüzeyindeki; neşeli, oyunbaz ama dingin, gümüşi zamanı alıp usulca göz pınarlarından yerine doldurdu.

Kalktı.

Islık çalarak iki yanı meşeli, güneşli sokakda yürümeye başladı.

Kendi farkında değildi ama meşe ağaçlarının hepsi gülümsediğini gördü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder