5 Şubat 2010 Cuma

Sessizlik



Türlü türlüdür..


Etine binbir diken gibi batan zehirli, mutsuz sessizlikler vardır; yaşadığın anları kızağa çeken, her saniyesini ömründen sinsice çalan. Olmayacak birisiyle oldurmaya çalışmanın en güzel kanıtıdır, gözüne sokar bu gerçeği. Görmek istemezsin önce, neşesiz sessizlikleri şenlendirmeye çalışırsın umutsuzca, lakin bir, bir duvara çarpıp geri döner tüm çabaların. Anlarsın sonunda; ya kalırsın ve yavaş yavaş zehirlenirsin ya da çekip gidersin.


Huzur veren ılık sessizlikler vardır: pamuklarla çepeçevre sarmalanmış hissiyle tatlı bir rehavete yuvarlanmaktır. Eylemsizliğin getirdiği derinlemesine bir dinginlik içinde; çabalama, beklenti, hayal kırıklığı barındırmayan bir kendini bırakıştır. Sessizlik yoldaşınla, hiçbir nahoşluk hissetmeden susabilmek, su gibi akıp gitmek mutlu olduğunun kanıtıdır. Akıp giden su, sana doğru yerde olduğunu fısıldar. Çünkü ait olduğun bu yerde susmak, soluklanmak; sese ve gülüşe verilen kısa bir istirahat molasıdır.











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder